okunma
Öğrencilerin bu araçları ödevlerinde kullanması, yaygın bir tartışma konusu haline gelirken, İngiltere Teknoloji Bakanı'ndan dikkat çekici bir destek geldi. Bakan, ChatGPT ve benzeri AI araçlarının okul çocukları tarafından ödevlerde kullanılmasının uygun olduğunu belirtirken, yapay zeka etrafındaki korkuları, hesap makinelerinin ilk çıktığı dönemdeki tartışmalara benzetti.
Bakanın Açıklamaları ve Savunması
İngiltere Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanı Peter Kyle, yapay zeka kullanımına yönelik katı yasaklar veya kısıtlamalar getirmek yerine, bu teknolojinin eğitim sistemine entegre edilmesini savunuyor. BBC'nin "Sunday with Laura Kuenssberg" programında konuşan Kyle, yapay zeka araçlarının gözetim altında ve doğru kullanıldığında öğrenciler için faydalı olabileceğini belirtti. Bu yaklaşım, bazı eğitim kurumlarının aldığı, yapay zeka kullanımını tamamen yasaklama kararlarının tam tersi bir duruş sergiliyor.
Kyle, ChatGPT'nin ve benzeri dil temelli AI teknolojilerinin zaten ekonomik hayatta yaygın olarak kullanıldığını vurguladı. Bu nedenle öğrencilerin bu teknolojileri erken yaşta öğrenmelerinin ve kullanmayı bilmelerinin önemine dikkat çekti. Özellikle, yapay zeka araçlarının potansiyelinin, öğrencilerin öğrenme süreçlerini olumlu yönde etkileyebileceğine inanıyor.
Hesap Makinesi Benzetmesi ve Tarihsel Perspektif
Bakan Kyle, yapay zeka etrafındaki endişeleri, hesap makinelerinin ilk ortaya çıktığı 1960'lar ve 1970'lerde yaşanan tartışmalarla karşılaştırdı. O dönemlerde de, hesap makinelerinin temel matematik becerilerini, eleştirel düşünmeyi ve problem çözme yeteneklerini zayıflatacağı, hatta öğrencilerin kopya çekmesini kolaylaştıracağı yönünde yaygın korkular vardı. Ancak zamanla hesap makineleri eğitim sisteminin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Kyle, aynı sürecin yapay zeka araçları için de geçerli olacağına inanıyor.
Yapay Zekanın Eğitimdeki Potansiyeli
Kyle, yapay zekanın sadece standart öğrencilere değil, aynı zamanda nöroçeşitliliği olan ve öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere de büyük faydalar sağlayabileceğine dikkat çekti. Geleneksel eğitim ortamlarında zorluk yaşayan öğrencilerin, yapay zeka araçlarıyla desteklenerek daha iyi performans gösterebileceğini ifade etti. Ayrıca, bazı öğrencilerin "sıra dışı yeteneklerinin" yapay zeka ile daha da güçlenebileceğine, bu araçların onların eğitimde yeni boyutlar keşfetmelerine olanak sağlayacağına değindi.
Üniversitelerin ve Okulların Yaklaşımları
Oxford, Cambridge ve Imperial College London gibi önde gelen üniversitelerin yapay zeka araçlarının değerlendirme süreçlerinde kullanımını yasaklamış olması, bu konuda farklı yaklaşımların varlığını gösteriyor. Öte yandan, New York City Eğitim Departmanı (NYC DOE) başlangıçta ChatGPT'yi okullarda yasaklamış olsa da, daha sonra bu karardan vazgeçerek yapay zekanın eğitim müfredatına entegre edilmesi gerektiğini kabul etti.
Buna karşılık, bazı eğitimciler ise yapay zeka kullanımını engellemek amacıyla, "ChatGPT'ye dayanıklı" kalem-kağıt testlerine geri dönme yolunu seçiyor. Örneğin, New York'taki St. John's Üniversitesi'nde bir bilgisayar bilimi profesörü, öğrencilerin kodlarını elle yazmalarını ve kağıt sınavları notlandırmada daha fazla ağırlıkta tutarak farklı bir strateji izliyor. Ancak, bu tür yaklaşımların da yeterli olmadığı, yapılan bir araştırmada okullarda ChatGPT ile kopya çekmenin yaygınlaştığı görülüyor.
Yorumlar
0 yorum